TOBB - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

TOBB dünyaya rol model oldu


01.05.2013 / Ankara



​TOBB Mali Genel Kurulu TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Genel Kurul’da bir konuşma yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu TOBB camiasının, özel sektörün birlikten doğan gücü olduğunu belirterek, “Hem Türkiye’ye, hem de dünyaya örnek olan bu geleneğimiz sayesinde, bugün OECD tarafından komşu coğrafyamızdaki tüm ülkelere bizim Oda ve Borsa yapımız örnek gösteriliyor” dedi. ​


68. GENEL KURUL FOTOĞRAFLARINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

ODA ve BORSA BAŞKANLARI İLE GÖRÜŞME FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ.

 

Hisarcıklıoğlu, “Yurtdışında ne diyorlar, biliyor musunuz? Ülkenizde özel sektörün gelişmesini istiyorsanız, sermayenin tabana yayılmasını istiyorsanız, toplumun demokratikleşmesini istiyorsanız, işte örnek orada, Türkiye’dekine benzer bir Oda ve Borsa yapısı kurun, diyorlar” ifadesini kullandı.

Artık asla eski zihinsel zincirlere teslim olamayacaklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “En iyisi, en güzeli neyse bu ülkede artık o olacak. Eskiden başka ülkelere bakıp imrenirdik, şimdi imrenilen bir ülke haline geldik. Odalarımız ve Borsalarımız tüm çevre coğrafyamızda rol model oldu. Bu farkı siz ortaya koydunuz. Bunu yaparken de asla değerlerimizi kaybetmedik. Asla kendi kültürümüze sırtımızı dönmedik. O değerlerin ışığında en çağdaş şekilde hareket ettik.”

İstişareye her zaman önem verdiklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, gönülleri ve akılları farklı seslere farklı düşüncelere açtıklarına dikkat çekti.

Hisarcıklıoğlu TOBB Mali Genel Kurulu’ndaki konuşmasında şunları ifade etti

“Bugün 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olması dolayısıyla, öncelikle işçi kardeşlerimizi kutluyorum. Emeğin ve alın terinin kutsal sayıldığı, adaletli paylaşımın esas alındığı bir medeniyetin mensupları olarak, tüm emekçilere refah, sağlık ve mutluluk temenni ediyorum.

Değerli dostlarım,

Bu sene farklı bir Genel Kurul yaşıyoruz. Bugün kanunen Mayıs ayında yapmak zorunda olduğumuz Mali Genel Kurul’umuzu yapıyoruz. Ayrıca 81 İl ve 160 İlçede Oda-Borsa seçimleri başlıyor ve şehirlerinize dönmek zorundasınız.

Sizler; “seçimler dolayısıyla bu Genel Kurulumuzu dar tutalım, hızlı bitirelim” demiştiniz. Sizin talebiniz doğrultusunda, bu Genel Kurulumuzu camiamızla sınırlı bir şekilde, aile içinde gerçekleştiriyoruz.

Bu sene Oda-Borsalarımızdaki seçimlerde rekor sayıda adayın yarıştığını görüyoruz. Hem meslek komitelerinde, hem meclis üyeliklerinde büyük bir rekabet yaşanıyor. Bu aslında sizlerin görevinizi ne kadar iyi yaptığınızın, bulunduğunuz yerin kıymetini ne kadar artırdığınızın en somut göstergesidir.

İnanıyorum ki, bu süreci camiamıza yakışan olgunlukta geçireceğiz. Hep birlikte, demokrasinin güzelliğini bir kere daha yaşayacağız. Oda ve Borsa seçimlerinin şehirlerimize, camiamıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah Ağustos ayında, seçimli Genel Kurul’umuzu, her zaman ki gibi en geniş katılımla, en geniş protokolle, büyük bir coşkuyla gerçekleştireceğiz.

Kıymetli arkadaşlarım,

Az önce sizlerin gayretleri ve emekleriyle yaptığımız hizmetlerimizi anlatan filmi izledik. Bütün bu faaliyetler camiamızın bel kemiği, camiamızın beyni olan sizlerin eseridir. Her birinizi tek tek kutluyor, hepinize sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Yine bu vesileyle faaliyetlerimizde bizlere hep destek olan Cumhurbaşkanımıza, Meclis Başkanımıza, Başbakanımıza, Bakanlarımıza, Meclisimize, siyasi partilerimize camiamız adına teşekkür ediyorum. Bizimle birlikte çalışan, emek veren bürokratlarımızı kutluyorum.  Hep birlikte kamu – özel sektör elele verdik ve pek çok çalışmamızın hayata geçmesini sağladık.

Gerçekleştirdiğimiz hizmetlerde Bakanımız sayın Hayati Yazıcı da hep yanımızda oldu. Vizyonu ile güç verdi, cesaret verdi, yolumuzu açtı. Uyumlu çalışmalarımızın neticelerini Allah’a şükür hep birlikte aldık. Sayın Bakanımızın vizyonu ve katkılarıyla Ticaret Kanunu ve NACE gibi devrim niteliğinde adımlar atıldı. Kendisine ve çalışma arkadaşlarına camiamız adına ayrıca teşekkür ediyorum.

Sevgili dostlar,

Odalar ve Borsalar, ülkemizdeki, yerli-yabancı, küçük-büyük, tüm girişimcileri, tüccarları, sanayicileri, turizmcileri ve müteahhitleri temsil etme yetkisine sahip tek teşkilattır. Gururla ifade etmek istiyorum. Sizlerin meydana getirdiği TOBB camiası, özel sektörün birlikten doğan gücü oldu.

Biz, bir olduk, iri olduk, diri olduk. Sesimiz daha gür çıktı. Biz, bir oldukça önümüzdeki engelleri aştık, yeni yollara çıktık. Bu çatı altında hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık. Her fikri, her sesi farklı bir heyecanla dinledik.

“İstişare sünnettir” öğüdüne bağlı kaldık. İstişare ve diyalog kapısını her zaman açık tuttuk. İşte bu sayede, her toplumsal kesim, her farklı düşünce, her farklı anlayış, burada kendisini temsil etme imkânı buldu. Gönüllerimizi de aklımızı da farklı seslere, farklı düşüncelere açtık. Bu ülkenin bütün renklerini kucakladık.

Sizlerin sayesinde Anadolu’nun sesi, yüreği olduk. Anadolu’nun nabzı işte burada atmaya başladı. Anadolu’nun duygularının, taleplerinin, hayallerinin tercümanı olan, aktif, dinamik bir TOBB meydana geldi.

Türkiye’nin en büyük çatı örgütü işte böyle ortaya çıktı. Ülkeye güven veren, herkesin fikrini sorduğu, her kesimin danıştığı, büyük bir aile olduk. Bunu hep birlikte başardık. Biliyoruz ki büyük güç büyük sorumluluk getirir. Biz hep bu bilinçle hareket ettik.

Birlik ve bütünlük dedik. Değişim ve dönüşümün öncüleri olduk. Sorunlara teslim olmadık. Olumsuza odaklanmadık, yakınmadık. Yeri geldi fikir verdik, düşünce verdik, ilham verdik. Bütün dünyaya bu milletin neler yapabileceğini gösterdik.

Bugün artık her alanda, herkesle rekabet eder hale geldik. Son 10 senede milli gelirimiz özel sektör eliyle yüzde 63 büyüdü. Özel sektör olarak bu dönemde 5 milyon kişiye ilave istihdam sağladık. İhracatımız 4 katına, turizm gelirimiz 3 katına çıktı. Ülkemizi dünyanın 16. büyük ekonomisi yaptık.

Tüm bunları sizlerin, özel sektörümüzün inancı, becerisi ve gayretiyle başardık. Hem biz kazandık, hem ülkemiz kazandı. Biz, girişimciliğin örgütlü gücünün bir ülkeye neler katacağının, dünyadaki en güzel örneği olduk. Kimin sayesinde bunu başardık; Odalarımızın sayesinde, Borsalarımızın sayesinde, işte bu salonu dolduran sizlerin sayesinde.

Değerli arkadaşlarım,

Faaliyet raporumuzda ayrıntılı olarak göreceğiniz faaliyetlerimizden bazılarını, özetle paylaşmak isterim. En büyük sıkıntı kaynaklarımızdan biri mesleki eğitimdi. Firmalarımız çalıştıracak eleman, insanımızsa iş arıyordu. 

Ülkemiz tarihinde ilk defa özel sektör, Odalarımız ve Borsalarımız vasıtasıyla, mesleki eğitimde söz sahibi oldu. Bakanlıklarımızla birlikte başlattığımız UMEM Beceri’10 projesiyle, 81 ilde işsizlerimize umut olduk, iş olduk, aş olduk.

Şirketlerimizin ihracatlarına en büyük desteği veren meslek örgütü haline geldik. Hepimiz bundan gurur duyalım, Türkiye’nin ihracatı TOBB güvencesiyle gerçekleşiyor. Gümrük-Ticaret Bakanlığımızın uygulamaya koyduğu, yetkilendirilmiş yükümlü uygulaması da ihracatımıza hem hız kazandıracak, hem de maliyet tasarrufu sağlayacak.

Öte yandan, yurtdışı taşımacılığın yapılabilmesi için 35 milyar dolarlık teminat riski üstlendik. Dünyada en çok tır karnesi veren kuruluş olduk. Sayın Hayati Yazıcı Bakanımızın vizyonu ve sizlerin bu işe sahip çıkmanız sayesinde gümrük kapılarını modernize ettik. İpsala, Kapıkule, Hamzabeyli, Sarp, Habur, Cilvegözü’nü tamamladık.

Böylece ihracattaki lojistik maliyetlerini sadece 1 yılda 450 milyon lira azalttık. Bu meblağ her yıl cebimizden boşa gidiyordu. Hep birlikte bunun önüne geçtik. Bu çalışmamız Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyaya başarı örneği gösterildi. Şimdi yine Bakanlığımızın öncülüğünde Doğudaki kapılarımızı da teker teker modernize ediyoruz. Çıldır-Aktaş, Dilucu, Kapıköy ve Esendere gümrük kapıları için çalışıyoruz.

Öte yandan İstanbul için çok büyük bir adım atıyoruz. Biliyorsunuz İstanbul Halkalı Gümrüğü yılda 40 milyar dolarlık hacmiyle Türkiye’nin en büyük kara gümrüğü. Ama şehrin ortasında ve keşmekeş içinde. Sanayicimiz, tüccarımız ve nakliyecimiz için tam dert yumağı, İstanbullular için de bir çile kaynağı.

Bu konuda da sayın Bakanımız bizi destekledi. Halkalı Gümrüğü’nü Çatalca’ya taşıyıp modernize edeceğiz. İstanbul’un ihtiyaç duyduğu Lojistik Merkezini de burada inşa edeceğiz. Yeni hayata geçirdiğimiz Büyük Anadolu Lojistik Projesiyle de, Anadolu’yu demiryolu üzerinden Avrupa’ya bağlayacak çok önemli bir girişim başlattık.

Kredi Garanti Fonu ve Kobi Girişim Sermayesi şirketlerimiz kanalıyla, Kobilerin finansmana erişimini kolaylaştırdık. 19 şehrimizde faaliyet gösteren İş Geliştirme Merkezlerimiz, Anadolu’daki Kobilerimize ihtiyaç duydukları alanlarda danışmanlık hizmeti sağlıyor.

Kurucusu olduğumuz ve dünyanın en büyük 30 türev borsası arasına giren, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası, Borsa İstanbul ile birleşti. Camiamızın kurduğu TOBB ETÜ, kısa sürede en çok tercih edilen ve marka değeri en yüksek üniversiteler arasına girdi.

Bir zamanlar ticaret sicil gazetesine ulaşmakta herkes sorun yaşıyordu. Şimdi bunları tamamen internet ortamına taşıdık. Şeffaf hale getirdik. Hangi şirketle ilgili ticaret sicil kayıtlarına ulaşmak istiyorsanız, TOBB’un internet sayfasına girmeniz yeterli artık. Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunlarında sıkıntılara yol açan konular vardı.

Sizlerden gelen öneriler ışığında, yani sizlerin gayretleriyle, sayın Bakanımızın liderliğinde ve çalışma arkadaşlarının emekleriyle bu kanunlar yenilendi. Böylece reel sektör üzerine her yıl 6 milyar lira ilave yük gelmesini önledik.

Biliyorsunuz, şirketlerin faaliyet alanı konusu da tam bir keşmekeş içindeydi. Türkiye’de hiçbir kurum, hangi faaliyeti yürüten kaç firma var, bilmiyordu. Farklı kurumlarda, farklı faaliyet sınıflandırmaları vardı. Bu yüzden ticaret ve sanayi envanteri maalesef hazırlanamıyordu. Sanayi politikalarının uygulanmasında, yatırım teşviki ile KOBİ desteklerinin tasarımında ve dış ticaret taleplerinin eşleştirilmesinde sıkıntılar yaşanıyordu. Allah nasip etti, yine bir ilki gerçekleştirdik. Bu karmaşık ortama son verdik.

NACE sistemini hayata geçirdik. Tepki geleceğini biliyorduk. Ama kararlıydık. Çünkü risk almayan ilerleyemez. Sağolsun, sayın Bakanımızın kararlı duruşu bize güç verdi, cesaret verdi. Yeni ve daha sağlıklı bir düzen kurduk. Bunun da nimetlerini ilerde hep birlikte yaşayacağız.

Yine sizlerden gelen önemli bir talep, süresi dolan 5084 sayılı yatırım teşvik sisteminin devam etmesiydi. Bu konuda yoğun bir faaliyet yürüttük. İnşallah yakında olumlu haberlerin gelmesini bekliyoruz. Sayın Başbakanımıza bu konuda gösterdiği hassasiyeti için teşekkür ediyoruz.

Son dönemlerde artan diğer bir sıkıntı da, çek ve senet ödemelerinde yaşanıyordu. Reel sektörün bu konudaki sorunlarını azaltmak üzere, yine bir ilki gerçekleştirdik. Şirketlerin çek ve kredi sicilleri reel sektöre açıldı. Artık bir tuşla karşı tarafın sicilini görebileceksiniz. Böylece daha sağlıklı karar verecek, hangi riski aldığınızı göreceksiniz. Bankalar müşterisinin neyini görüyorsa, artık sizin üyeleriniz de aynı bilgiyi görecek. Yani artık tüccarımız, sanayicimiz karanlığa kurşun sıkmayacak.

Değerli dostlarım,

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar, Odalar-Borsalar ne iş yapar diyorlar. İşte Odalar ve Borsalar üyelerinin sorunlarını takip ediyor, derdine derman oluyor. Peki, bunlar yeter mi? Asla yetmez, yetmemeli! Zira üreten, istihdam eden, ihracat ve yatırım yapan bizler, daha iyilerini hak ediyoruz.

Biz artık asla o eski zihinsel zincirlere teslim olamayız. En iyisi, en güzeli neyse bu ülkede artık o olacak. Eskiden başka ülkelere bakıp imrenirdik, şimdi imrenilen bir ülke haline geldik. Odalarımız ve Borsalarımız tüm çevre coğrafyamızda rol model oldu. Bu farkı siz ortaya koydunuz. Bunu yaparken de asla değerlerimizi kaybetmedik. Asla kendi kültürümüze sırtımızı dönmedik. O değerlerin ışığında en çağdaş şekilde hareket ettik.

Ahi Evran diyor ki “doğru ol, sabırlı ol, dayanıklı ol.” Biz doğru olduk, sabırlı olduk. Gücümüzü bu değerlerden alarak, dağ gibi dayanıklı olduk. Geçmişte Ahilik, Türk iş âleminde örgütlenmeyi başlatmış, bu camiaya yol göstermiş, yön vermişti.

Hem Türkiye’ye, hem de dünyaya örnek olan bu geleneğimiz sayesinde, bugün OECD tarafından komşu coğrafyamızdaki tüm ülkelere bizim Oda ve Borsa yapımız örnek gösteriliyor.  Yurtdışında ne diyorlar, biliyor musunuz? Ülkenizde özel sektörün gelişmesini istiyorsanız, sermayenin tabana yayılmasını istiyorsanız, toplumun demokratikleşmesini istiyorsanız, işte örnek orada, Türkiye’dekine benzer bir Oda ve Borsa yapısı kurun, diyorlar.

Bakın bunu biz söylemiyoruz, dünya söylüyor. İşte Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev bizi davet diyor, tecrübelerimizden faydalanmak için. İslam ülkeleri kendilerini eğitmemizi istiyor, nasıl başardığımızı örnek almak için.

Eskiden tüm etkinliğimiz, ülkemiz sınırları içinde kalırdı. Yurtdışına çıkınca kimse bizim farkımızda değildi. Bugün küresel piyasalardaki iş örgütlerinin tamamında söz sahibi olduk. Özel sektörümüzün çıkarlarını tüm dünyada savunan bir camia haline geldik.

Hem Avrupa’nın en büyük iş örgütü Eurochambers’ın, hem de İslam ülkelerinin en büyük iş örgütü, İslam Ticaret-Sanayi Odası’nın, Başkan yardımcılığına seçildik. Dünyanın en büyük iş örgütü olan Milletlerarası Ticaret Odası’nın yönetimine girmemiz için davet geldi. Filistin ve İsrailli iş adamları arasındaki anlaşmazlıkları çözecek Kudüs Tahkim Merkezi'nin başkanlığı için önerildik.

Bakın başkası değil. Bu iltifata biz nail olduk. Türkiye nail oldu. Barış sürecine köprü olacağına inandığımız bu onurlu görevi, sizler adına üstlendik. Biz bu görevleri neden üstlendik biliyor musunuz? Çünkü siz barışın kıymetini çok iyi bilirsiniz. Siz huzurun değerini çok iyi bilirsiniz. Siz haksızlığa karşı asla sessiz kalamazsınız. Siz hakkı her şeyin üstünde tutarsınız.

Değerli arkadaşlarım,

Son dönemde medyada çok yer alan, üzerine polemik yapılan bir konu var. İşin aslını bilin diye, burada sizlere anlatmak isterim. Biliyorsunuz Başbakanımızın daveti üzerine Akil insanlar heyeti içinde yer aldık. Kendisi bizlere çok açık olarak şunları ifade etti;

“Vatandaş ne düşünüyor, sorun. Endişeleri, beklentileri nelermiş öğrenin. Sonra bunları bir rapor halinde devletin kurumlarına gönderin". “Vatandaşı dinleyin, not alın, bize iletin” diyorlar. Yani biz nabza göre şerbet vermeye değil, nabız tutmaya gidiyoruz.

Çok açık söylüyorum, bizim böyle bir görevden geri durmamız söz konusu olamaz. Bugüne kadar hep ne dedik: Huzur olmazsa ticaret olmaz. Ticaret olmazsa zenginlik olmaz. Duruşumuz belli: Vatanımızın, milletimizin birlik ve bütünlüğü çerçevesinde, biz bu ülkenin hizmetkârıyız, bu ülke için görev almaya hazırız.

Bu çerçevede devletin verdiği görevden kaçılmaz. Devlet terbiyesi bunu gerektirir. Hele bizim camiamız hiç dışında kalamaz. Zira bugüne kadar ülkemizin her meselesinde biz ön aldık. Her milli meselede bu camianın katkı vermesi istendi.
 
İşte bu itibardır. Bu güçtür. Bu itibar, bu güç, sizlerin bu camiayı getirdiğiniz noktayı gösteriyor. Sizler artık sadece özel sektörün sorunları için değil, Türkiye’nin sorunları için başvurulan insanlarsınız. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum! Hizmetlerinizi bu camia asla unutmayacak! Türkiye unutmayacak! Allah sizlerden razı olsun.

Değerli çalışma arkadaşlarım,

Ne yaptıysak, neleri başardıysak, sizlerden aldığımız güçle, destekle yaptık. Hep birlikte çalıştık, hep birlikte başardık. Baş başa, el ele vermeyince taş yerinden kalkmaz. Elde ettiğimiz başarının tamamı ekip çalışmamızın sonucudur.

Hep beraber, Odaların, Borsaların ve TOBB’un hizmet kapasitesini artırdık. Reel sektöre hizmet üreten merkezler haline geldik. Oda ve Borsalarımız pek çok ilki geçtiğimiz dönemde hayata geçirdi. Çay, zeytinyağı, un ve buğday, aflatoksin ve pestisit alanında sağlayıcı laboratuvarları sizler kurdunuz.

En modern elektronik satış salonunu, elektronik ürün senedi platformunu, sizler reel sektörün hizmetine sundunuz. 73 şehirde ticaret borsalarında modern laboratuvarlar meydana getirdiniz. Odalarımızın sorumluluk alması sayesinde Organize Sanayi Bölgelerimiz gelişti ve böylece sanayi Anadolu’ya yayıldı. 1980’de Türkiye’de sadece 12 OSB vardı. Bugün 150’ye yakın OSB, sizler sayesinde yatırımcılarla doldu.

Ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu eğitim yatırımları alanında, hep birlikte kalıcı eserler bıraktık. Odalarımız ve Borsalarımız, kendi illerinde okul yatırımları yaptı ve yapmaya devam ediyor. Dün yabancı dil bilen çalışanınız yoktu. Bugün Odalar ve Borsalar uluslararası projelere imza atar hale geldi.

Yurtdışından kaynak temin ediyor, Avrupa Odaları ile birlikte çalışmalar yapıyorsunuz. Her sene daha çok Oda ve Borsa, akredite oluyor. Halen 131 Oda ve Borsamız akreditedir ve Avrupa’nın en iyi odaları ile aynı hizmeti, aynı kalitede verdikleri belgelenmiştir. Yani Sizler, ulaştığınız bu yüksek hizmet kalitesi ile daha şimdiden Avrupa Birliğine girdiniz.

Tüm bunları kim başardı? Sizler başardınız. Nasıl başardınız? Oda ve Borsalarımızda ortaya koyduğunuz çağdaş vizyonla başardınız. Hepinizi kutluyorum, Kendinizle ne kadar övünseniz azdır. Sadece şikayet eden değil, sorunu teşhis eden, inisiyatif alan, çözüm üreten, aktif ve yapıcı kurumlar haline geldik.

Bu sayede Oda ve Borsa Başkanlarım, şehirlerinin kanaat önderleri oldular. Gecesini gündüzünü bu camianın gelişmesine, büyümesine adayan, her biri hizmet ehli olan Oda ve Borsa Başkanlarımı, Yönetimlerini, Meclislerini ve Meslek Komitelerini, yani bu salonda bulunan sizleri, yürekten kutluyorum.

Size emanet edilen makamların hizmet aracı olduğunu bildiniz ve hep bu anlayışla çalıştınız. Öbür tarafta hesabın olduğunu hep akılda tuttunuz. Bu camianın hizmet anlayışı, işte budur. Şimdi bu vesileyle hatırlatmak isterim. Herkes bilsin ki Oda ve Borsa Başkanları, Meclis üyeleri ücret-maaş almazlar. Bu işleri meccanen yaparlar. Zamanlarını ve emeklerini, kendi işleri için değil, şehirlerinin ve üyelerinin sorunlarını çözmek için harcarlar.

İşte bu yüzden, Oda ve Borsa Başkanlarımın, Meclis üyelerimin her biri hizmet ehlidir. Ben sizlerle gurur duyuyorum. Siz de, kendinizle ve bu camianın bir parçası olmakla gurur duyun. Bu hizmet hikâyesinin şerefini ve sevincini ilinizde, ilçenizde anlatın. Unutmayın, siz kendinizi doğru anlatmazsanız, başkaları sizi eksik anlatır.

Kıymetli dostlarım,

Biliyorsunuz önümüzde seçimler var. Elbette her seçim sürecinde rekabet olur, yarış olur. Ama şunu aklımızdan çıkarmayalım. Oda ve Borsalarımızdaki seçimler makam kapma yarışı değil, camiamıza ve ülkemize hizmet yolunda bayrak yarışıdır.

Makamlar gelip geçicidir. Bizim için esas olan, reel sektöre hizmet etmektir. Baki kalacak bu kubbe altında hoş bir seda bırakmaktır. 365 Oda ve Borsa Başkanım, Yönetimlerim, Meclis Başkanlarım, Meclisler üyelerimin, Meslek Komitelerimin hepsi birbirinden güzide insanlardan oluşuyor.

Kendi alanında liyakat sahibi olan bu insanlar üzerlerine düşeni hakkıyla yerine getirdiler. Şüphesiz ki, seçimlerde kazanan da olacaktır, kaybeden de olacaktır. Görevlerini devredecek veya kendi isteğiyle yeniden aday olmayacak arkadaşlarımız olacak. Onlar zor bir dönemde bu büyük sorumluluğu hakkıyla üstlendiler. Kendileriyle birlikte çalışmaktan, mesai arkadaşım olmalarından büyük onur duydum. Allah hepsinden razı olsun.

Hizmet bayrağını teslim alacak kardeşlerimiz, bundan sonra daha iyisini yapmak için çalışacaklar. Allah hepsinin yardımcısı olsun. Şimdi benim sizlerden tek bir ricam olacak. Seçim sonuçlarını sadece bir bayrak değişimi, bir tazelenme olarak görelim. Yeni göreve gelecek arkadaşlarımız, eski Başkanların tecrübelerinden faydalansın. Bu büyük çatı altında birlik, beraberlik ve camia ruhunu yansıtsınlar. Hepimiz, bu büyük ailenin bir mensubu olmaktan gurur duyalım.

Yarın, bugünden daha zengin olmak istiyorsak, yarın, bugünden daha gelişmiş olmak istiyorsak, daha adil paylaşan, daha özgür, daha demokratik, daha mutlu olmak istiyorsak, birbirimize kenetlenelim. Zira bu seçimler ne ilktir, ne de son olacak. Bizi başarıya ulaştıracak esas güç, birlik olmamızdır.

Bizler son 10 yılda olduğu gibi, daha fazla çalışacak, daha fazla üretecek, daha fazla istihdam sağlayacak, daha fazla yatırım ve ihracat yapacağız. Biz kendimize güveniyoruz! Bu millet de bize güveniyor. Sizlerin meydana getirdiği bu büyük camia, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye’nin teminatıdır. Dün olduğu gibi bugün de büyük Türkiye için, yeni ufuklar için koşmaya devam edeceğiz.

İddia ediyorum; Türkiye hakettiği yere kavuşacak. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri Türkiye olacak. Bunu da hep birlikte başaracağız. Kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz hep daim olsun. Yolumuz, bahtımız her daim açık olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.”

 

- Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da buradaki konuşmasında, çözüm sürecinin Türkiye'nin en büyük projesi olduğunu söyledi. Bakan Yazıcı, bu projeyle, terörden arınmış, kardeşliği güçlenmiş bir Türkiye'nin, adeta bir bahçeyi süsleyen değişik çiçeklerin, güllerin ortaya koyduğu renkli, güzel görünümlü bir Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve toplumsal alanda büyük sıçrama yapacağını söyledi.

Bunu en iyi ticaret erbabının bileceğini vurgulayan Yazıcı, "Çünkü ticari büyümenin de ekonomik büyümenin de en büyük dinamiği güven ve istikrardır" dedi.

Terörden arınmış, güvenin tesis edildiği bir Türkiye'nin, uluslararası sermaye için çok cazip hale geleceğine dikkati çeken Yazıcı, şunları kaydetti: "Böyle bir Türkiye'de tahmin ediyorum ki 2023 hedeflerini yeniden revize edip, hedefleri büyütmek durumunda kalacağız. Bunu hep birlikte yapacağız. Dolayısıyla bu süreç, inşallah hedeflediğimiz noktaya Türkiye'yi getirirken sorgulanacak hususların fazla olacağı kanısında değilim. Çıkan, giden, 'öldürmeyeceğim' diyen insana 'niye öldürmüyorsun, ne aldın?' demenin hiç bir anlamı olduğu kanısında değilim. Esas olan o. Öldürmekten, kişinin hayatına son vermekten vazgeçen bir insana niçin vazgeçtin demenin doğru bir soru olduğu kanısında değilim. 'Sen niye yanlıştan döndün?' demek o sürece katkı sağlamaz diye düşünüyorum. Dolayısıyla büyük hedefe odaklanalım. O hedefe varırken bizi inciten, üzen söylemler olabilir. Hassasiyetlerimizle uyum sağlamayan değerlendirmeler de olabilir ama o büyük hedef için tali noktalara takılmayalım. 'Onu demeyecektin' demeyelim.

Dolayısıyla söylemlere, bu konuyla alakalı değerlendirmelere farklı bakışlar, sorgulamalar olacak, çoğulcu bir toplumda ama o anlamda takılmayalım. Emin olun ki o sözcükleri tek tek irdeleyip değerlendirdiğimizde her birimizi inciten, kabul etmeyeceğimiz değerlendirmeler var, olacak ama büyük hedefe odaklanalım. O doğru bir hedef. İnşallah Türkiye bunu da başaracak."
Yazıcı, reel sektörün çatı kuruluşu olan TOBB'un, Türkiye'nin ekonomisine yön veren, güç katan kuruluşlarından biri ve en büyüğü olduğunu söyledi.

Hükümetin, ekonominin en büyük gücünün tacir ve sanayiciler olduğunu her zaman ifade ettiğini belirten Yazıcı, "Sizler, sadece kendi sofranıza değil; binlerce insanın sofrasına aş getirme gayretinde olan insanlarsınız" diye konuştu.

Bazılarının tüccar ve sanayicilere geçmişte zaman zaman engel olduğunu ancak kendilerinin asla bu anlayışta olmadıklarını vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti: "Hükümetlerimiz göreve geldiğinden beri bu potansiyelin hep farkında olduk, özel sektörün önünü her zaman açtık. Sizleri bağlayan zincirleri kırdıkça Türkiye'yi bağlayan zincirleri de kırdığımızı gördük. Biz bunları yaparken bir şeyi hiç unutmadık: 'Yapacağı işi ehli ile istişare edene, o işin en güzeli nasip olur.' Biz bu hadisi şerifi her zaman kulağımıza küpe, gönlümüze pusula yaparak yolumuza devam ediyoruz. Biz işin ehlinin fikrini her zaman sorduk. Hiçbir zaman bir dayatma içerisinde olmadık. Hiçbir zaman 'sen sus' demedik. Tam tersine 'sen söyle, sen iste, sen öner' diye teşvik ettik. Sonuçta da Allah'a şükür bu başarıları, bu büyük hizmetleri hep birlikte ortaya koyduk."

-"Sizin kapasitenizi, potansiyelinizi en iyi biz biliyoruz"

Bakan Yazıcı, tüm bürokratlara, memurlara her zaman odalar ve borsalarla birlikte çalışmalarını söylediğini belirterek, personelin de her zaman bu anlayışta olduğunu ifade etti.

Bundan sonra da bu işbirliğini devam ettireceklerini vurgulayan Yazıcı, şöyle devam etti: "Sizin kapasitenizi, potansiyelinizi en iyi biz biliyoruz. Şanlı bayrağımız sizlerin gayretleriyle, ürettiğiniz ürünlerle, dünyanın dört bir yanında dalgalanıyor. Bu, gurur duymamız gereken bir şeydir. Bunu sizler sağlıyorsunuz. 2002 sonrasında sağlanan siyasi istikrar ve reform süreci, özel sektörümüzün becerisi ve dinamizmiyle birleşince bugün ortaya çok parlak bir Türkiye çıktı. Bu başarı hikayesi kamu-özel sektör işbirliğinin yazdığı başarı hikayesidir."

-"Güçlü bir ekonominin temelinde güven ve istikrar kavramları vardır"

Hükümetin ekonomi politikalarını da anlatan Yazıcı, güçlü bir ekonominin temelinde "güven" ve "istikrar" kavramlarının olduğunu ifade etti.

Oluşturulan güven ortamı ve istikrar sonucunda 11 yıllık iktidarları boyunca ekonomide büyük başarılar elde ettiklerinin altını çizen Yazıcı, Türkiye ekonomisinde yaşanan bu büyük dönüşümde en büyük payın özel sektörde olduğunu söyledi.

Bakan Hayati Yazıcı, Türkiye ekonomisinin son 11 yılda, küresel krizlere rağmen, herkesin gıpta ettiği güçlü bir büyüme performansı ortaya koyduğunu vurgulayarak, 1993-2002 yılları arasındaki 10 yılda ortalama yüzde 3 büyüyen Türkiye ekonomisinin, 2003-2012 yılları arasında AK Parti hükümetleri döneminde, ortalama yüzde 5,1 büyüdüğünü kaydetti.

Aynı şekilde milli gelirde ve ihracatta da artışlar olduğunu, enflasyonda, kamu açıklarında ve faizlerde ise düşüş gerçekleştiğini belirten Yazıcı, "Amerika ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler bugün borç sorunlarıyla boğuşurken, hamd olsun kamu borcunu ülkemiz için sorun olmaktan çıkardık" diye konuştu.

-"Cumhuriyetimizin 100. Yılı için büyük hedeflerimiz var"

İstikrar ve güven ortamı korunduğu sürece, üstesinden gelinemeyecek, aşılamayacak hiç bir sorunun olmadığını belirten Yazıcı, şöyle devam etti: "Cumhuriyetimizin 100. yılı için büyük hedeflerimiz var. Bu hedefleri birlikte gerçekleştireceğiz. Hükümet olarak burada bizim görevimiz, sizin önünüzü açmak, önünüzdeki engelleri kaldırmaktır. Çalışmalarımızı bu doğrultuda yürütüyoruz. Bakanlık olarak da özel sektörümüzün rekabet gücünü artırmak için çalışıyoruz. Hedefimiz, dünyadaki rakiplerinize karşı sizlere avantaj sağlamak. Bunu yaparken de elbette büyümüş, güçlenmiş bir Türkiye'yi kurguluyoruz. Bu doğrultuda da hemen her gün proje üretiyor ve bu projeleri hayata geçiriyoruz."

Bu kapsamda Bakanlık olarak 4 yeni projeyi uygulamaya koyduklarını anlatan Yazıcı, bunların; yetkilendirilmiş yükümlü, yerinde gümrükleme, izinli gönderici ve ortak transit sistemi olduğunu ifade etti.

Yazıcı, bu projelerle iş adamlarının rekabet güçlerinin önemli oranda artacağını belirterek, "Tüm çalışmalarımızı iki cümleyle özetliyoruz. Türkiye'yi ticaretin en kolay yapıldığı bir ülke haline getirmek ama bu yetmez. Aynı zamanda en güvenli ticaretin yapıldığı ülke haline getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.





Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Kullanıcının E-Posta Adresi
Gönderenin Notu
Mesajınız Gönderilmiştir
İlginiz için teşekkür ederiz
ARAMA