e-posta gönder
e-posta


Untitled Document

TOBB TOBB RSS Servisi






TOBB Haber Aboneliği

Ekonomik Forum

KOBİ BİLGİ SİTESİ - www.kobi.org.tr

ATA Karnesi

BİLİŞİM 10

 

 

English

Türkiye'den İşbirliği Teklifleri
Yurtdışından İşbirliği Teklifleri
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
TOBB Tahkimi ve
Tahkim Sözleşmesi
Ticaret Borsaları
Ürün Fiyatları
Ülke
Rehberi
Avrupa Birliği
Faaliyetleri
Atık
Borsası
TIR ve ATA
Karnesi İşlemleri
Fuarlar
Sigortacılık
Sektör Meclisleri
İktisadi Raporlama ve İstatistikler
TOBB
AB Dokümantasyon Merkezi
GEBOS
Geçiş Belgesi İşlemleri
Dış Ekonomik İlişkiler


tepav - ekonomi politikalari arastirma enstitüsü

EU-Turkey Chambers Forum

7.Çerçeve Programı
Genç Girisimciler Kurulu
Kadin Girisimciler Kurulu

Gümrük Ve Turizm İşletmeleri Tic.A.Ş.

Short Sea Shipping Turkey


TOBB-CISCO
Girişimcilik Programı

Haberler

“AB’den ayrıcalık istemiyoruz ama ayrımcılığı da kabul etmiyoruz”

27.07.2010 - ANKARA, TOBB/ İngiltere Başbakanı David Cameron, TOBB’un konuğu oldu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün de katıldığı ziyarette bir konuşma yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İngiltere ile ticareti artırarak çeşitlendirmeyi istediklerini belirtirken, “Ülkemizde daha fazla İngiliz yatırımlarını görmek istiyoruz” dedi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin AB üyeliği sürecine değinerek, “Biz AB’den bir ayrıcalık istemiyoruz, ama herhangi ayrımcı bir muameleyi de kabul etmiyoruz” diye konuştu. İngiltere Başbakanı David Cameron ise “AB üyeliğine yönelik ilerlemenizin bu şekilde hüsrana uğratılabiliyor olması beni kızdırıyor" ifadesini kullandı.

Haber görselleri için lütfen buraya tıklayınız.


TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İngiltere Başbakanı Cameron’u ağırladığı toplantıda yaptığı konuşmada İngiltere’nin Türkiye için her zaman öncelikli ortak olduğuna dikkat çekerek “İngiltere; Türkiye’nin, hem siyasi alanda, dünyanın bir çok bölgesinde işbirliği içinde olduğu güçlü bir müttefik, hem de çok boyutlu ekonomik bağları olan bir ülkedir. Yakın dönemde Majeste Kraliçe 2. Elizabeth’in Türkiye’yi ziyareti, iki ülke arasındaki bu yakın ilişkiyi daha da güçlendirmiştir. İş dünyası dostu bir Başbakan olarak, liderliğinizle, hem Birleşik Krallığa, hem Avrupa Birliği’ne yeni bir enerji ve vizyon kazandıracağınıza inanıyoruz. Yeni hükümetinizi kutluyor, başarılar diliyorum” dedi,

-“Önümüzde engelli bir yokuş var”

TOBB Başkanı M. Rİfat Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Şimdi önümüzde engelli bir yokuş var. 2009 yılında, dünya ekonomileri ortalama, yüzde 5 küçüldü. Dünyada üretilen mal ve hizmetlerin toplam değeri 3,3 trilyon dolar azaldı. Küresel ticaret hacmi yüzde 25 geriledi. 27 milyon kişi, işini kaybetti. Kısacası küresel kriz, arkasında büyük bir ekonomik ve sosyal sorun bıraktı. Avrupa Birliğinin 6. Büyük ekonomisi ve ortağı olarak, tabii ki biz de etkilendik. Ancak, bu sıkıntılı dönemin izlerini korumacı politikalar izleyerek silemeyiz. Aksine, ticaretimizi daha da arttırmalı, daha yakın işbirliği yapmalıyız. Biz, Avrupa Birliğinin refahını, geleceğimiz olarak görüyoruz.

Şimdi yeni bir dünya düzeni kuruyoruz. Bu yeni düzende biz, hem dünyada hem bölgemizde istikrar ve güven ortamı istiyoruz. Daha fazla ticaret yapmak ve birlikte zengin olmak istiyoruz. Bu anlayışla, genç ve kadın girişimcilerimizin önünü açmak ve onlara barış ve refah içinde bir dünya bırakmak istiyoruz. Bu bizim yeni nesillere borcumuzdur. Sayın Başbakan, geçtiğimiz haftalarda, Ticaret ve Yatırım Zirvesi’nde yaptığınız konuşmada, yeni Birleşik Krallık hükümetinin iş dünyası ve girişimcilerin yanında olan bir hükümet olacağını ifade ettiniz. İngiliz ekonomisinin iş dünyasına, ticarete ve yatırıma açık bir pazar olması ve İngiltere’nin iş dünyasına daha cazip bir yatırım ortamı sağlaması için gerekli çalışmaları yapacağınızı belirttiniz. Özel sektör için umut veren politikalarınızı takdirle izliyoruz. Yeni hükümetinizin bu destekleyici tavrı, tüm karar vericilerde görmeyi arzu ettiğimiz bir yaklaşımdır. Türk iş dünyası olarak, desteğiniz bize şevk veriyor. Ticaretimizi arttırarak çeşitlendirmeyi hedefliyor, ülkemizde daha fazla İngiliz yatırımlarını görmek istiyoruz.”

-“Bu destek bizim için önemli”

Birleşik Krallık’ın, Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyerek açık görüşlü ve tarafsız olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Şüphesiz AB’nin bu kadar önemli bir üyesinin desteğini almak bizim için çok değerlidir. OECD, NATO, Avrupa Konseyi, G-20 üyesi olan Türkiye, dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmeyi hedefliyor. Biz Türk iş dünyası olarak, bu hedef doğrultusunda, “yavaş çekim” film gibi yürütülen Avrupa Birliği katılım sürecinde hızlanmak, uyum ve katılım sürecimizi tamamlamak istiyoruz. Bu süreçte, artık Kıbrıs sorununun da çözülmesi için desteğinizi istiyoruz. Biz üzerimize düşeni yaptık” diye konuştu.

-“Mallar serbestçe dolaşıyor, sahibine vize uygulanıyor”

Türkiye’nin dış ticaretinin yaklaşık yarısını AB üyesi ülkelerle gerçekleştirdiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, “Mal satıyoruz, sattığımızdan fazlasını da alıyoruz, mallarımız AB ülkelerinde serbestçe dolaşıyor. Ancak, malın sahibine vize uygulanıyor. Avrupa Adalet Divanı vizenin kaldırılması gerektiğine kara verdi. Sattığımız veya satın aldığımız malların nakliyesinde kısıtlamalara katlanmak zorunda kalıyoruz. Taşıma kotalarını aşamıyoruz. Diğer taraftan, Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları, asimetrik uygulamalara ve haksız rekabete yol açıyor. Bu sürece katılmak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Ortaklık ilişkisinin aslında Türkiye’yi AB üyeliğine götürecek bir süreç olarak tasarlandığını hatırlatan M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Biz Avrupa Birliğinden bir ayrıcalık istemiyoruz, ama herhangi ayrımcı bir muameleyi de kabul etmiyoruz. Türkiye'nin ve Türk vatandaşlarının kazanılmış haklarının gözetilmesini istiyoruz. Biz bu anlayışla ilerlemek istiyoruz” diye konuştu.

-İngiltere Başbakanı Cameron’un değerlendirmeleri

İngiltere Başbakanı David Cameron ise, TOBB’da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB üyeliği sürecine değindi ve İngiltere olarak kulübün dışında bırakılmanın ne demek olduğunu bildiklerini, ama aynı zamanda bu durumun değişebileceğini de bildiklerini kaydetti.

Türkiye'nin NATO müttefiki olarak çalışmalarından övgüyle bahseden Cameron,Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanları 3 grupta inceledi. İlk olarak "korumacılar" olarak nitelendirdiği grubun, Türkiye gibi bir ülkenin yükselişini, ortak refahı daha da arttırma fırsatı olarak değil de karşısında kendisini savunması gereken ekonomik bir tehdit olarak görenlerden oluştuğunu belirtti. Cameron, ikinci olarak "kutuplaşanlar" bulunduğunu, bu grubun dünya tarihine bir medeniyetler çatışması prizmasından baktığını ve Türkiye'nin, Doğu ile Batı arasında bir seçim yapmak zorunda olduğunu ve her ikisini de seçmek gibi bir tercihi bulunmadığını düşündüklerini bildirdi. Üçüncü olarak, "ön yargılılar" grubu bulunduğunu anlatan Cameron, bu kişilerin bilinçli olarak İslam'ı yanlış anladığını, gerçek İslam ile aşırılıkçıların çarpıtılmış yorumu arasında hiçbir fark görmediklerini, sorunun İslam'ın kendisi olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Konuk başbakan, tüm bu savların tamamen yanlış olduğunu söyleyerek, İngiltere'nin yeni hükümeti olarak, bu savları çürütecek uluslararası çabaların ön cephesi olmak istediklerini bildirdi. Cameron, "Türkiye'nin olmadığı bir AB daha güçlü değil, daha zayıf olacaktır. Daha güvenli değil, daha az güvenli olacaktır. Daha zengin değil, daha fakir olacaktır" diye konuştu.

Konuşmasında Türkiye ile İsrail arasındaki dostluktan vazgeçilmemesi önerisinde de bulunan Cameron, Gazze'deki durumun da sürdürülebilir olmadığını kaydetti. Türkiye'nin İran konusunda oynayabileceği rol bulunduğunu söyleyen konuk başbakan, "İran'ın nükleer bomba elde etme konusundaki hedefinden dönme konusunda Türkiye yardımcı olabilir" dedi.

-"Türkiye çok önemli bir ülke"

Cameron, İngiltere ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok önemli olduğunu belirterek, Ankara'ya iki ülke arasında yeni bir ortaklık kurmak için geldiğini kaydetti ve Türkiye'nin ekonomi, güvenlik, diplomasi ve politika açısından çok önemli bir ülke olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin son derece önemli bir NATO müttefiki olduğunu da söyleyen Cameron, iki ülkenin terörizmle mücadeledeki kararlılığı paylaştığını belirtti. Türkiye'nin dün terörizme karşı ödediği başka bir bedeli gördüklerini söyleyen Cameron, "Biz sizin yanınızdayız ve elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

Türkiye'nin sadece müthiş bir müttefik olarak kalmadığını, aynı zamanda Doğu ile Batının birleştiği bir noktada eşsiz bir pozisyona sahip olduğunu kaydeden Cameron, "Bu sayede müşterek güvenliğimize karşı mevcut olan en büyük tehlikelerle mücadelemizde, rakipsiz bir etkiye sahipsiniz" ifadesini kullandı.

Gerek Afganistan gerekse Ortadoğu'da Türkiye'nin, Batının sahip olmadığı bir güvenirliğe sahip olduğunu söyleyen Cameron, bu güvenilirliği Türkiye'nin kullanabilmesini desteklemek için Ankara'ya geldiğini söyledi. Cameron, bu sayede dünya güvenliği ve barışının çok daha artırılabileceğini belirtti.

Ankara'da ayrıca Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemek için bulunduğunu belirten Cameron, şöyle devam etti:

"Şu sözleri kimin söylediğini biliyor musunuz: 'Karşımızda Avrupalı olmayan bir ülke var. Tarihi, coğrafyası, ekonomisi, tarımı ve insanlarının karakteri açısından Avrupalı olmayan bir ülkeyle karşı karşıyayız. Tüm iddialarına ve inandıklarına rağmen tam üye olamayacak bir ülke.' Bu sözler, kulağa sanki Türkiye'yi tarif eden bir Avrupalı tarafından söylenmiş gibi gelebilir. Oysa bu sözler, AB katılımı öncesinde General de Gaulle tarafından Birleşik Krallık için söylenmişti. Kulübün dışında bırakılmanın ne demek olduğunu biliriz. Ama aynı zamanda bunların değişebileceğini de biliyoruz."

Cameron, AB sürecindeki görüşünün son derece açık olduğunu belirterek, "Türkiye'nin kampın bekçisi olabileceğini, ama çadırın içinde oturamayacağını" söylemenin yanlış olduğunu söyledi.

-"Türkiye hem doğu'yu hem batı'yı seçti"

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında son derece iyi bir birleştirici olabileceğini ifade eden Cameron, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında bir seçim yapmak yerine ikisini de seçtiğini söyledi. Cameron, Türkiye'nin bölgedeki ülkelerin daha fazla güvenliğe sahip olması için son derece önemli bir rol üstlendiğini bildirdi.

Cameron, Afganistan konusunda Türkiye'nin, hayati öneme sahip bir merkez olduğunu, güvenlik ve istikrarın artırılması için eşsiz bir etkiye sahip bulunduğunu kaydetti. Uluslararası güçlerin bölgeden ayrılması için Afganların kendi güvenliğine hakim olması gerektiğini söyleyen Cameron, bunun da Afgan Ulusal Güvenlik Güçlerinin geliştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirtti. Cameron, Türkiye'nin asker ve polis eğitimi konusundaki planlarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Türkiye'nin Afganistan'daki merkezi rolünü Ortadoğu'da da oynayabileceğini söyleyen Cameron, Türkiye'nin İsrail ve Arap dünyasıyla ilişkilerinin paha biçilmez değere sahip olduğunu söyledi.

Gazze konusunun Türkiye'nin İsrail ile olan ilişkilerine bazı zorluklar getirdiğine işaret eden Cameron, "Türkiye İsrail'in dostu. Ben Türkiye ile İsrail'in bu dostluktan vazgeçmemesini istiyorum" dedi.

İsrail'in Gazze yardım konvoyuna saldırısının kabul edilemez olduğunu belirten Cameron, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İsrail'deki soruşturmanın son derece hızlı ve şeffaf yapılması gerektiğini söylediğini kaydetti.

Gazze'deki durumun değişmesi gerektiğini belirten Cameron, Gazze açık hava hapishanesi olarak kalamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin bölgesel rolünün İran açısından da önemli olduğunu belirten Cameron, "Eğer nükleer programı barışçıl ise İran neden Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun programı incelemesine izin vermiyor. Neden askeri bileşenler satın almaya devam ediyor, neden hala İsrail'i yok etmekle tehdit ediyor. İran, Türkiye ve Brezilya ile bir süre önce yapmış olduğu anlaşmada teklif edilen uygulamayı yerine getirse bile hala düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yaklaşık yüzde ellisini elinde bulunduruyor olacak. Dolayısıyla bu noktada uluslararası toplulukla birlikte hareket etme konusunda ne denli ciddi olduğumuzu İran'a gösterebilmek için Türkiye'nin yardımına ihtiyacımız var" diye konuştu.

Cameron, İstanbul'da yapılan üçlü toplantının İran'ın doğru yönde ilerletmesi yönünde yardımcı olmasını beklediklerini kaydetti.

-İslam’ın değerleri Avrupa’nın değerleriyle uyumsuz değil

Türkiye'nin Doğu ve Batı kombinasyonunu desteklediklerini ifade eden Cameron, İslam'ın değerlerinin Avrupa'nın değerleriyle uyumsuz olmadığını savunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin laik ve demokratik bir devlet olduğunu belirten Cameron, AB'nin de laik ve tüm dinlere açık olduğunu belirtti ve bu bağlamda Türkiye'nin Avrupa'da memnuniyetle karşılanacağını hissetmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin son dönemde önemli reformlar yaptığını belirten Cameron şöyle dedi:

"Sizden farklı bir ülke olmanızı, değerlerinizden, geleneklerinizden ya da kültürünüzü bir kenara bırakmanızı istemiyorum. Biz sizin Türkiye olmanızı istiyoruz, tüm vatandaşlarımız için çok daha büyük bir güvenlik ve çok daha büyük bir refah inşa edilmesinde tanımladığım eşsiz rolü, ancak Türkiye olarak üstlenebilirsiniz."

Türkiye'den Rekabet Faslının açılması için gerekli önlemleri almasını rica eden Cameron, toplumları açık olan ülkelerin bundan güç kazandığını, Avrupa'nın da Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi konusundaki ilerlemelerinden güç kazanacağını kaydetti.

Kıbrıs konusunda da çözüm istediklerini belirten Cameron, AB sürecinde ortak hedefin, Türkiye'nin üyeliği konusunda şüphe duyanların ikna edilmesi olduğunu belirtti.

Türkiye ile ticareti artıran tüm ülkelerin kazandığını kaydeden Cameron, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında seçim yapmadığı için güvenlik konusunda da çok daha etkili olabileceğini belirtti.

"Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Belgesi"ne de değinen Cameron, bu belgenin imzalanmasının iki ülke arasındaki modern ortaklığın ve bu konudaki çabaların bir göstergesi olduğunu belirtti.

Cameron, "Hangi ülkedeki büyümenin Avrupa'ya ekonomik büyüme sağlayacağı, hangi ülkenin Ortadoğu konusundaki etkisinin terörizmle mücadele konusunda yardım edebildiği ve hangi ülkenin AB'ye katılımının AB'yi çok daha güçlü yapacağı sorularını yanıtının, Türkçe olarak, "Tabii ki Türkiye" olduğunu söyledi.



(Bu haber 640 defa okundu)

Haber videosu için tıklayınız
Haber Dosyaları

(6,652 KB)


(779 KB)


(2,851 KB)

Haber sayfasına dönmek için tıklayınız TOBB Haberlerine abone olmak için tıklayınız

-----TOBB - Dumlupınar Bulvarı No:252 (Eskişehir Yolu 9.Km) 06530 /ANKARA • Tel:+90(312)2182000 (PBX) • Faks: 2194090-93
----© 2009 TOBB, Her hakkı saklıdır.