TOBB - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

TOBB’dan Mehmet Akif’in hatırasına ‘Safahat’ armağanı


10.10.2012 / Ankara



TOBB’un 60. yılı etkinlikleri çerçevesinde hazırlanan “Safahat – Mehmet Akif Ersoy Şiir Küllüyatı”nın tanıtım toplantısında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, toplum hafızasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret ederken, “Geçmişe dair tecrübelerle, geleceği dair hedeflerin bir arada sunulduğu bir yol haritası olan Safahat benim başucu kitaplarımdan birisidir” dedi.​ ​

 

HABER VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ.

 

“Safahat - Mehmet Akif Ersoy Şiir Külliyatı” kitabının tanıtım toplantısı, Ankara’da TOBB Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliği yaptığı toplantıda; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey bürokrat, yönetici ile sanat ve kültür dünyasının temsilcisi katıldı. TOBB tarafından hazırlanan  ve 1400 sayfa olarak bastırılan, “Safahat - Mehmet Akif Ersoy Şiir Külliyatı” kitabında, şiirlerin hem orijinali hem de günümüz Türkçesiyle tercümesi yer alıyor.
Toplantıda katılımcılara, Mehmet Akif Ersoy’un söz konusu çalışmasından birer set hediye edildi.

Tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, katılımcılara ‘Akif Dostları’ diye seslenirken şöyle konuştu: “İnsanın hayatında değer taşıyan, geleceği şekillendiren önemli dönüm noktaları vardır. Milletler için de böyledir. Bazen her şeyi kaybettiğinizi sandığınız anda; yüreğinizi ortaya koyar ve eskisinden çok daha büyük işler yaparsınız. Ama esas sorun, kazandıktan sonra başlar. Çünkü kazanımlarınızı elinizde tutmanız ve gelecek kuşaklara aktarmanız gerekir. İşte bu yüzden, tarihin her döneminde yağmacılar, savaşlarda öncelikle kütüphaneleri ve arşivleri yakıp yıkmıştır. Çünkü o toplumun hafızasını yok etmeye çalışırlar. Bilirler k,i Hafızasını kaybetmiş bir insan nasıl hedefine ulaşamaz, hatta bir hedef sahibi olamazsa, hafızasını kaybetmiş milletler de böyledir. Cengiz Aytmatov’un Mankurtlar’ı, bunun en dehşetli örneğidir.”

-Bakan Günay’a ‘günümüzün Osman Hamdisi’ benzetmesi

Toplum hafızasının gelecek nesillere aktarılmasının millet olmanın birinci şartı olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı günümüz dünyasının Osman Hamdi’si olarak niteledi.

 
Yurt dışına kaçırılan eserlerin geri getirilmesi konusuna da değinen Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Sayın Bakanımız Ertuğrul Günay, Anadolu’nun kaçırılan ünlü eserlerini yeniden bu topraklara kazandırarak, Cumhuriyet tarihine adını yazdırdı. Kendisi bir yandan yurt dışına kaçırılan eserlerin geri getirilmesi için çalışırken; diğer yandan mevcut eserlerin ortaya çıkarılması ve korunması için insanüstü bir gayret gösteriyor. Çok açık söylüyorum, insanın kendi malı olsa ancak bu kadar üzerine düşer, bu kadar çalışır. Sizlerin huzurunda, büyük emekleri için kendisine tüm camiamız adına şükranlarımı sunuyorum. Diğer yandan müzelerin geliştirilmesi, kültür yayınlarının sayı ve kalitesinin artması için de çok önemli çalışmalar yapıyor. Bakanlığı döneminde turizm alanında da, ülkemiz adeta çağ atlıyor.”

-“Günay ile birlikte yürütülen projeler”

Kültür ve Turizm Bakanı Günay ile birlikte yürüttükleri projelere dikkat çeken TOBB Başkanı M. Rİfat Hisarcıklıoğlu, “Birleşmiş Milletler Dünya Turizm örgütü yönetiminde Başkan yardımcısı seçilmemizde büyük desteklerini gördük. Kısmet olursa, 15-16 Kasım 2012 tarihlerinde de; dünyanın en büyük turizm organizasyonunu birlikte yapacağız. Dünyanın dört bir tarafından gelecek turizm yatırımcılarına İstanbul’da ilk kez ev sahipliği yapacağız. Ülkemizin tanıtımına ve turizmin gelişimine büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu çalışmalar için de kendisine ve Bakanlık çalışanlarına bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

-“Gelişmek için sadece ekonomi yetmez”

Bakan Günay’ın “Hayat ileriye doğru yaşanıyor, ama geriye bakınca anlaşılıyor” sözüne katıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bakınız, biz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak Türk iş dünyasının çatı örgütüyüz. Türkiye’deki yıllık üretimin % 75’ini, ihracatın % 90’ını üyelerimiz yapıyor. 1 milyon 500 bin üyemiz, 12 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Üyelerimiz bu ülkenin geleceğine yılda tam 150 milyar dolarlık yatırım yapıyor. Biz de TOBB olarak gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında üyelerimizin önünü açmak, yeni fırsatlar sunmak için çalışıyoruz. Ama iş dünyası olarak biliyoruz ki; bir toplumun gelişimi için, millet olabilmesi için, sadece ekonomik kazanımlar yeterli olmaz.

Millet olma bilincini ayakta tutmak, bunun için de kültürel mirası yeni nesillere aktarabilmek her şeyden daha önemlidir. Bu anlayış ve sorumlulukla biz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak, kalıcı eserler ortaya koymak için çaba sarf ediyoruz.
Özellikle toplum hafızamızı, millet olma bilincimizi ayakta tutacak; bu bilinci yeni nesillere aktaracak çalışmalara çok önem veriyoruz. Bugüne kadar gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında bir çok ata yadigarının restorasyonuna büyük destekler sağladık, sağlıyoruz. Geçmişine bağlı, donanımlı nesiller yetiştirmek için 45 eğitim tesisi yapımını gerçekleştirdik. Bir kısmının yapımı da devam ediyor. Bu seçkin topluluğun huzurunda bir kez daha yenilemek isterim ki; bu desteklerimiz bundan sonra da devam edecektir.

Bugün tanıtımını yaptığımız bu eser de, bu çalışmalarımızın bir parçasıdır. Yeni nesiller için, Kurtuluş Savaşımıza ve o dönemin en değerli sözcüsüne yönelik bir eser kazandırmak istedik. Ben Mehmet Akif’i, onun vatan ve millet sevgisini, daha çocukken, İstiklal Marşımızla tanıdım. Daha sonraki dönemlerde, Safahat okumalarımda, Akif’in dehasına ve karakterine tanık oldum. Gençlik dönemimizde Safahat, içeriği değerler bakımından muhteşem bir eserdi bizim için. Biz gençlik yıllarımızda Seyfi Baba’nın dramını, Koca Karı ile Ömer’deki devlet adamlığı sorumluluğunu ondan öğrendik. Verdiği mesajlar adeta ruhumuza işledi. Akif’in yurtdışı seyahatlerine ilişkin anlatımları, kürsülerden hitapları gerçekten birer ibret ve öğüt vesikalarıdır.”
 
-“Akif’in sözüne ihtiyaç var”

Şair Akif’in, bugün de en az yaşadığı dönemdeki kadar; zekâsına,  sözüne, dürüstlüğüne, sadakatine, vatanperverliğine ihtiyaç bulunduğunu bildiren Hisarcıklıoğlu, Akif’in kaleme aldığı şiirlerin her birinin, bugün birer ibret kaynağı olduğundan bahsetti. Hisarcıklıoğlu, “Çünkü onun şiirlerinin üzerinde yükseldiği temel, değişen ve değişmeyen yorumları ile insan gerçeğidir. Onun bize en büyük armağanı olan, Safahat için küçük de olsa bir katkı verebildiğimiz için kendimizi bahtiyar sayıyoruz” dedi.

-“Safahat başucu kitabım”

Safahat’ın hala başucu kitaplarından birisi olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı, Safahat’ı geçmişi ve geleceği birarada sunun bir yol haritası olarak niteledi. Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Geçmişe dair tecrübelerle geleceğe dair hedeflerin bir arada sunulduğu bir yol haritası, enfes bir kişisel gelişim kitabı. Her açtığımda, rastgele bir bölümü okuduğumda kendime dair pek çok şey buluyorum. İnanıyorum ki toplumumuzun, özellikle de genç neslin Akif’ten öğreneceği çok şey var. Çünkü Safahat, sarsılmaz bir azim ve cesaretle, vatan ve millet ülküsü yolunda, çalışma aşkı yükleyen bir manifesto kitabı aslında. Bu duygularla 2011 Mehmet Akif ve Safahat yılına bizim de bir katkımız olsun düşüncesiyle yola çıktık ve çok sayıda insanın katkısıyla bu eseri hazırladık. Hazırlıklara 2010 yılının son günlerinde başladık, çok titiz bir çalışma sonunda eser tamamlandı ve buradan çıkarken arkadaşlarımız sizlere takdim edecekler.

 

-Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay

Safahat’ın tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise, bakanlık olarak toprağın üstündeki ve altındaki değerlere sahip çıktıklarını belirterek, Mehmet Akif Ersoy'un da bu değerlerden biri olduğunu söyledi. 

''Akif, bana Ahmet Yesevi, Hacı Bayram Veli ve Yunus Emre gibi, bizi biz yapan değerlerin en büyük mimarlarından birisi olarak geliyor'' diyen Günay, Mehmet Akif'i, Yunus Emre'nin devamı olarak gördüğünü dile getirdi.

Mehmet Akif Ersoy'un, sadece şair ya da Kurtuluş Savaşı mücadelecisi, destancısı olarak değil tüm yaşamıyla, ilişkileriyle, ve tarihe verdiği değerle başlı başına bir ahlak öğreticisi olduğunu ifade eden Günay, onun, hak ettiği yeri son zamanlarda yeni yeni almaya başladığını vurguladı.

Mehmet Akif Ersoy'un sadece İstiklal Marşı şairi olarak tanıdığını ancak ''Safahat'' gibi büyük bir öğretiyi de miras bıraktığını belirten Günay, ''Akif ile ilgili her törende söylüyorum, biz okullarımızda, kitaplarımızda hatta belki üniversitelerimizde Akif'e daha fazla yer vermeliyiz. Sadece şair değil, insan yönüyle, bu ahlaki vasıflarıyla bir ders olarak, belki seçimli bir ders değil -son zamanların moda müfredat anlayışıyla- belki zorunlu ders olarak anlatmalı, belki içten gelecek bir zorunlu ders olarak gençlerimize yeni nesile anlatmalı, tanıtmalıyız'' diye konuştu.

Bakanlık olarak geçen yılı, ''Mehmet Akif Ersoy Yılı'' ilan ettiklerini anımsatan Günay, bu kapsamda çeşitli programlar düzenlediklerini ve Akif'e ait eserleri yeniden derlediklerini dile getirdi. Günay, ''Safahat''ın yeniden hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.


 

 

 





Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Kullanıcının E-Posta Adresi
Gönderenin Notu
Mesajınız Gönderilmiştir
İlginiz için teşekkür ederiz
ARAMA