TOBB - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Ülkelerin Uzun Dönemli Büyüme Performansını Belirleyen Temel Unsur, Müteşebbis İnsanların Varlığı ve Gücüdür


22.10.2010 / 



Hisarcıklıoğlu: “Artık her ülkeden mal alabiliyoruz ama her ülkeye de mal satabiliyoruz. Dolayısıyla, üzerinde yaşadığımız dünya giderek düzleşti. Üstelik bugün bir malı veya hizmeti üretmek de yetmemektedir. Ürettiğimizi en kısa zamanda ve en uygun fiyatla pazara sürmek, ürün veya hizmet yelpazesini müşteri ihtiyaçlarına uyarlayabilmek zorundayız.”​
​TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB bünyesinde kurulan Genç Girişimciler Kurulu'nun kamuoyuna tanıtılması amacıyla TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, üretilen mal ve hizmetlerin en kısa zamanda en uygun fiyatlarla pazara sürülmesi, ürün veya hizmet yelpazesini müşteri ihtiyaçlarına göre uyarlayabilmek noktasında girişimcilik, kurumsallaşma ve markalaşma stratejilerinin hayati önem kazandığını ifade etti.     TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle:     “Sizleri, şahsım ve TOBB Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Bizler eskiden girişimcilik, kurumsallaşma ve markalaşma gibi kavramlara uzak durur ve bunları lüks görürdük. Zira rekabet denen kavramla henüz tanışmamıştık. Bizim için rekabet, kendi mahallemiz, şehrimiz ile sınırlıydı. Ama zaman değişti. Teknolojiler ilerledi. Dolayısıyla rakiplerimiz sadece ülkemizle sınırlı değil. Bugün, Alman mühendisleri, Japon yazılımcıları bizim rakibimiz. Ama biz de onların rakibiyiz     Evet, artık her ülkeden mal alabiliyoruz ama her ülkeye de mal satabiliyoruz. Dolayısıyla, üzerinde yaşadığımız dünya giderek düzleşti. Üstelik bugün bir malı veya hizmeti üretmek de yetmemektedir. Ürettiğimizi en kısa zamanda ve en uygun fiyatla pazara sürmek, ürün veya hizmet yelpazesini müşteri ihtiyaçlarına uyarlayabilmek zorundayız. İşte; girişimcilik, kurumsallaşma ve markalaşma stratejileri bu noktada hayati önem kazanıyor. Bizler, ülkelerin uzun dönemli büyüme performansını belirleyen temel unsurun özellikle müteşebbis insanlarının varlığı ve gücü olduğunu bilmeliyiz.     Doğu bloku bilimsizlikten, eğitimsizlikten ve kaynaksızlıktan değil, girişimci orta sınıf yokluğundan batmıştır. İkinci dünya savaşı'nda yerle bir edilen Almanya ve Japonya, yirmi yıl içinde, iktisadi birer dev haline geldilerse, bunun sebebi, daha 20. yüzyılın başında, son derece gelişmiş, "girişimci orta sınıf"a sahip olmalarıydı. Biz ülke olarak ancak 80’lerden itibaren atılım yapmaya başladık. Rekabeti ve ihracatı 80’lerde rahmetli Özal ile öğrendik.     "Piyasa ekonomisi" ve "dışa açık büyüme" politikaları, bazen iyi, bazen kötü uygulandı. Ve aradan geçen 30 sene içinde, milli gelirimiz 70 milyar dolardan 740 milyar dolara yükseldi. Böylece bu bölgenin en büyük, dünyanınsa 17. büyük ekonomisi haline geldik. Dün ihracatımızın yüzde 90’ı doğal ürünlerken bugün yüzde 90’ı sanayi ürünü. Ve bu ihracatın yüzde 65’ini gelişmiş Batı ülkelerine yapıyoruz. Dünyanın en gelişmiş piyasalarıyla rekabet edecek kalitede, sanayi ürünleri üretiyoruz. 1980’lerde şirket sayımız 90.000 iken, bugün bu rakam alın ve akıl terinin birleşmesiyle 640.000’e çıkmıştır.     Müteahhitlerimiz 60 ülkede iş yapıyor. Turizmde, dünyanın önde gelen cazibe merkezlerinden biri haline geliyoruz. Bugün, Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Asya’da ve Ortadoğu’da, dünya’nın neresine giderseniz gidin bir Türk girişimciyi görürsünüz. Dil bilmeden, yol bilmeden, 200’den fazla ülkeye 132 milyar dolarlık mal satıyoruz. İşte 30 senede kat ettiğimiz mesafenin itici gücü, Türk insanının sahip olduğu bu müthiş girişimcilik ruhudur. Peki, bu müteşebbis ruhla ulaştığımız mesafe yeterlimidir? Elbette değildir. Peki müteşebbis sayımız yeterli midir? Elbette değildir.     Bakınız, uluslararası girişimcilik endeksine göre, 100 yetişkin içinde, şirket kuran insanların sayısına bakıldığında, Türkiye ancak yüzde 4,6 ile 29 sırada yer almaktadır. Bu sayı ABD`de yüzde 11,7, Güney Kore`de yüzde 15, Meksika`da yüzde 18,7’dir. Aslında bu sorunumuzun temeli geçmişe dayanmaktadır. 1912’de ülkemizi ziyaret eden yabancı bir yazar ülkemizi tasvir ederken şu sözleri kullanmıştır. Yalnız memurluk etmek, askerlik yapmak, ticaret ve sanayiye rağbet göstermemek, Türkleri eksiltmiş ve fakirleştirmiştir. Bu kadar az ihtiyacı olan bir halkta, teşebbüs fikri ve gayret ateşi için bir saik olmayacağından, bittabi Türk’ün kazancı da sınırlıdır.     Bugün, Türkiye’nin kazancını arttırmak için girişimci sayımızı arttırmak zorundayız. Baktığımız zaman ülkemizde altı milyon üç yüz bin insanımız işsiz, her yıl yedi yüz bin ilave insanımız istihdam piyasamız katılıyor. Girişimci sayımızı arttırma noktasında önemli avantajlarımızda var. Türkiye nüfusunun yüzde 65’i 30 yaşın altında, iş üretme potansiyeli yüksek gençlerden oluşmaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde en genç nüfusa sahip olan ülkemizin elindeki bu büyük gücün farkında olmalıyız. Bakınız, İrlanda 1200 dolar olan kişi başına milli gelirini, girişimciliği ön plana çıkararak, Avrupa Birliği fonlarını da doğru kullanarak, 22 bin dolara çıkardı. Hedeflerimiz çok büyükse, dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek istiyorsak, o vakit insan kaynağımızı en etkin şekilde kullanmalıyız. Yani girişimci sayımızı arttırmalıyız, mevcut genç girişimcilerimizi de örgütlemeliyiz.     Dünya artık emek-yoğun, malzeme yoğun, enerji-yoğun değildir; bilgi yoğun olmaktadır. Bilgiye en kolay ulaşan gençlerimizi de girişimci olmaya özendirmemiz, onları girişimcilik yolunda örgütlememiz, ülkemizin geleceği açısından son derece önemlidir. Gençlik gelecektir, gelecek ise genç girişimcilerin elinde şekillenecektir. Ülkemiz, aklıyla, bilgisiyle, emeğiyle, dünyayı doğru okuyan, değişimden korkmayan, hedeften sapmayan, yorulmayan, yılmayan girişimci gençlerimizin elinde yükselecektir. İşte bu inancımız çerçevesinde kurulan ‘ TOBB Genç Girişimciler Kurulumuza’ bugüne kadar 45 ilden 1394 üye girişi yapılmıştır. Bunlardan, 30 ilde başkanlık seçimleri tamamlanmıştır.     TOBB il genç girişimcilerinin yüz otuz birinin kadın olduğunun altını çizmek isterim. Gayemiz bu sayıyı arttırmaktır. Bu yükü sadece erkek girişimcilerin üzerine bırakamayız. Dünya ekonomisini yönlendiren bir Türkiye için, mevcut girişimcilerimizle, kadın girişimcilerimizle ve genç girişimcilerimizle daha yapacak çok işimiz var diyorum. Hedefimiz dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girmek, kaynaklarımızı verimli kullanarak bunu da başarırız.     Buradan genç girişimcilere bir çağrı yapmak istiyorum. Kaybetmekten yılmayın, iş hayatında zarar edebilirsiniz, hatta mal varlığınızın büyük bir kısmını da kaybedebilirsiniz. Ancak girişimci ruhunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin. Bu duygu ve düşüncelerle ‘TOBB Genç Girişimciler Kurulunun’ ekonomimize hayırlar getirmesini temenni eder, tüm genç girişimcilerimize başarılar dilerim.”     GENÇ GİRİŞİMCİLER KURULU BAŞKANI ALİ SABANCI     Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı da, bu gibi kurulların genelde ''şık isimlerden'' oluştuğunu, ancak kendilerinin bizzat işi yapmış, girişimci insanlarla birlikte olmak istediklerini söyledi.     Türkiye'de girişimci sayısının yüzde 6'nın altında bulunduğuna, bu rakamın gelişmiş ülkelerdeki girişimcilik oranıyla eşdeğer olduğuna ancak, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelirin o ülkelere göre çok düşük kaldığına dikkati çeken Sabancı, ''Önce Türkiye'nin yüzde olarak girişimci sayısını artıracağız ve dolayısıyla kalkınmasını sağlayacağız ki kişi başına gelir artsın'' diye konuştu.     Kurulun 81 ilde teşkilatlanacağını bildiren Sabancı, girişimciliğe ivme kazandırmaya çalışacaklarını vurguladı.     Önümüzdeki günlerde çeşitli etkinliklerle Genç Girişimcilik Haftası'nın kutlanacağını, bunun yanında ''Melek Girişimci Ağı'' adı altında bir ağ oluşturacaklarını ve ''Bir Fikrin mi var?'' başlıklı bir yarışma düzenleyeceklerini anlatan Sabancı, basına ''eğer sizi tatmin eden fikirlerle geliyorsak lütfen bunu kamuoyunda işleyin'' çağrısında bulundu.  





Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Kullanıcının E-Posta Adresi
Gönderenin Notu
Mesajınız Gönderilmiştir
İlginiz için teşekkür ederiz
ARAMA